Bugün öğle yemeğinde herkesin kafasını 'trans fat' yani hidrojene nebati yağ meselesi ile ilgili olarak ütüledikten sonra çenemin bir daha böyle düşmesini önlemek için çok uzatmadan dün aklıma gelen parlak fikri uygulamaya geçiriyorum işte: bir pimpirikli annenin defteri (bu tamlamada 'bir'i nereye koymak gerektiği konusunda başka bir zaman yazayım, şimdilik böyle olsun). Peki bu nasıl işe yarayacak? 1. Bir kere anlatırsam sıkılırım, bir daha -en azından bir süre- bu konulardan bahsetmek istemem. 2. Merak edenlere bu yazıları kaynak gösterip konuyu kapatırım.
Ne biliyoruz?
Mevcut araştırmalara göre bunlar en zararlı yağlar. Kalp için hayvansal yağlardan daha zararlı (mesela Mozaffarian vd. 2006).
Bu açıdan çok fena ürünler:
Margarin (mesela Sana)
Bisküvilerin çoğu: Ülker Bebe Bisküvisi, Eti Form - iyi bildiğiniz daha pek çok şey
Nasıl uzak durulabilir?
1. Paket içinde abur-cubur seçerken 'içindekiler' listesine bakın. 'Hidrojene nebati yağ' diyorsa uzak durun. Türkçe liste yoksa İngilzce lıstede arayacağınız laflar: 'hydrogenated' veya 'partially hydrogenated'. Türkçe liste varsa da İngilizce'sine bakmak iyi olabilir - Türkçe listede 'nebati yağ' yazan ama İngilizce'sinde bu yağın hidrojene olduğunu itiraf eden bir ürüne rastlamıştım.
2. Lokantada yemek (pilav, börek v.s) seçiyorsanız içinde margarin olup olmadığını sorabilirsiniz. Margarinin Türkçesi 'Sana' - gerçekten: Sana demedikçe anlamayan çok aşçı gördüm. (Sana reklamına girmez bu sanıyorum? Onlarla hiçbir bağlantım yok.)
Kaynakça:
Mozaffarian vd. 2006. "Trans Fatty Acids and Cardiovascular Disease" New England Journal of Medicine. 354:1601-1613.
http://content.nejm.org/cgi/content/short/354/15/1601